MENÜ
İstanbul 13°
Patronlar Dünyası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
S&P ve Fitch’in Kriz Fırsatçılığı
Rahmi Aydemir
YAZARLAR
25 Temmuz 2016 Pazartesi

S&P ve Fitch’in Kriz Fırsatçılığı

20 Temmuz 2016'da askerî darbe girişimi sonrasında Türkiye genelinde 3 ay süreyle olağanüstü hal ilan edildi. 21 Temmuz 2016 saat 01.00 itibarıyla olağanüstü halin geçerli olması mecliste 115'e karşı 346 oyla kabul edildi. Darbe girişimin başarısız olacağı kesin bir gerçekti ancak hepimizi derinden sarstı. Şüphesiz travmayı atlatmamız kolay değil fakat yaşamın normalleşmesiyle kaldığımız yerden devam ediyoruz. Peki, ülkeyi bundan sonra ne bekliyor? Yatırımcı ne düşünüyor? Ekonomi nasıl etkilenecek?

Dünyanın neresinde olursa olsun bu tür olağan durumlarda ülkelerin ekonomisinin etkilenmesi kaçınılmaz bir gerçektir. Bugün 11 Eylül olaylarından tutun da Fransa’da yaşanan terör saldırıları ülke ekonomilerine ket vurmuşken, 15 Temmuz gecesi yaşanılanlar ve ordu içindeki çetenin kanlı girişimi şüphesiz ülkemiz ekonomisine de darbe vurma girişimindeydi. Lira Cuma günü, tankların Ankara ve İstanbul sokaklarına çıktığı ve cuntacıların ülkenin kontrolünü ele geçirdiklerini iddia ettikleri sırada yüzde 4.6 değer kaybederek son sekiz yılın en sert düşüşünü gerçekleştirmişti.  18 Temmuz Pazartesi Borsalar 7.1’e düşerken, TL dolar karşısında yaklaşık yüzde 1.4 değer kazanarak TSİ 17:43'te 2.9731 seviyesine toparlandı. Şüphesiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonominin sekteye uğramayacağını belirtmesi ve dövize karşı olan net tutum toparlanmada etkili olmuştur. Çok geçmeden Mehmet Şimşek ve Ali Babacan’ın da piyasalara güven veren açıklamalarıyla rahat bir nefes almış olduk. 

Darbe girişiminin başladığı saatlerde başlatılan "TL'ye sahip çıkalım" karşı duruşuyla son 5 günde elindeki 7 milyar doları TL'ye çeviren halk, 'darbe lobisini' takip edip dolar almayarak duruşunu gösterdi. Ekonomide el birliğiyle seferberliğimiz sürerken birden S&P kriz fırsatçılığıyla karşımıza çıkageldi. Yükselen politik riskleri gerekçe göstererek, Türkiye'nin BB+ olan notunu yatırım yapılamaz seviye olan BB'ye ve görünümünü de durağandan negatife çeviren, uluslararası kredi ve derecelendirme kuruluşu S&P, bazı ülkemiz şirketlerine yönelik not değerlendirmeleri yaptı.

Hemen ardından Fitch’de görüşünü S&P yönünde tutarak rahatsız edici tutumlarını sürdürmüş oldular. Şu bir gerçek ki her ne kadar bekle ve gör anlayışıyla objektif bir tutumla kriz sürecinde ülke ekonomisini izlemeye aldıklarını belirtseler de yaşanılanlara rağmen şuan ki durum ülkemizin makroekonomik temellerinin sağlam olduğunu gösteriyor. 

Tam bu sırada Cumhurbaşkanını ekonomiyi yüzer halde tutacağını net bir tutumla belirtmiş oldu: 

" S&P, Türkiye'nin kredi notunu BB+'dan BB'ye, görünümünü de durağandan negatife indirmiş. Türkiye ile senin ne alakan var? Türkiye senin şu anda zaten üyen falan değil. Daha önce de bunları yaptın. 'Bizim seninle alakamız yok' dedik ve kestik ilişkiyi. Şu anda siyasi bir karar açıklıyor kendine göre. Yani 'Ben bunu açıklarsam, acaba Türkiye'de yatırımlar durur mu?' S&P boşuna uğraşma, bizimle hele hiç uğraşma. Aynı şeyleri bundan önce de yaptınız tutmadı ve bugün de tutmaz. Kararlı bir şekilde yatırımlara nasıl devam edeceğimizi göreceksin. Bak, Osman Gazi Köprüsü'nü açtık. Şimdi 26 Ağustos'ta Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü de açacağız. 20 Aralık'ta inşallah Avrasya Tüneli'ni... Boğazın altından onu da açacağız. Sizin gücünüz, bizim bu yatırımların ne açılmasına ne de yapılmasına yetmez. Biz buna devam edeceğiz."

"Bunlar her şeyi yapabilirler bu dönemde. Zaten bunlar böyle dönemlerde bu anları beklerler. Yarın bakarsınız, bunlar piyasaya bol bol virüs de salarlar. Farklı bazı adımlar atmaya da yönelirler. Ama şunu çok açık ve net söylüyorum. Bu süreçte Türkiye, başta tasarrufların artırılması konusundaki teşvikler olmak üzere, ekonomideki reformlarını kesintisiz sürdürecektir. Merkez Bankamız gayet güzel açıklamalarını yaptı ve ön açıcı açıklamalarını da yaptı. Bundan sonra da kararlı bir şekilde yürüyeceğine inanıyorum. Piyasada herhangi bir likidite sıkıntısı söz konusu değil, olmayacaktır da."

Şüphesiz bu durumdan güçlü çıkmak oldukça önemliydi. Meydanlarda olduğu kadar ekonomide de seferberliğin uzun vadede tasarruf ve reformlarla kesintisiz devam etmesi hususunda herkese ihtiyacımız var. Geçen röportajda belirttiğimiz gibi hükümetin tek başına altından kalkamayacağı kadar ağır bir yük var ortada. Fazla gürültü ve korku yaratmadan, yeni dış cepheler ve düşmanlıklar ihdas etmeden sağduyu ve akıl ile bu zorlu dönemin üstesinden gelmeliyiz. Hep birlikte…
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Patronlar Dünyası