MENÜ
İstanbul 22°
Patronlar Dünyası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Her Şeyin Bir Sınırı Var!
Cihan Alpay
YAZARLAR
25 Ocak 2016 Pazartesi

Her Şeyin Bir Sınırı Var!

Yeni yıla Antakya’ da girdim, Suriye sınırına kırk kilometreden daha yakın bir mesafede. Tarihi boyunca çeşitli inançları olan bir çok millete ev sahipliği yapan bölge, zengin bir kültür birikimine sahip olmuş ve bugün de tarihi yapılarda, eserlerde ve toplum yaşayışında bu birikimin izlerini görmek mümkün. Bu özelliğini bugün de koruyan Hatay’ da değişik inançlar iç içe yaşamaya devam ediyor , cami, kilise ve havra yan yana varlıklarını ve fonksiyonlarını sürdürüyor.
  
Hatay gerçekten insanıyla, doğasıyla ve zengin kültürüyle görülmeye, yaşanmaya değer bir yer. Sınırın diğer tarafında ise her şey çok farklı. Birbirine bu kadar yakın ama bir o kadar da uzak, bu kadar aynı ancak bir o kadar da farklı hayatları belirleyen şey ise sınır. Sınırlar ortadan kalktığında her şey içiçe geçiyor, ortaya farklı bir şey çıkıyor.

Giriş biraz öyle gibi oldu ancak bu bir gezi yazısı değil, sınırın varlığını ve yokluğunu net ve dramatik bir şekilde görmenin benim üzerimdeki etkisini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sınırlar insan hayatına derinlemesine kazınmış olgular. Her şeyin bir sınırı var, ülke sınırı, açlık, fakirlik, arkadaşlık sınırı, hayal gücünün sınırı... İnsanoğlu her şeye bir sınır koymaya ne kadar meraklı, ne kadar istekli, sınırlar olmadan yaşamak mümkün değil. Diğer taraftan bir şeyin sınırına yaklaştıkça o şeyin tehlikesi, heyecanı, güzelliği, kötülüğü kısaca onunla ilgili her özellik artıyor.
  
Sınır ne anlama geliyor? Bana göre, bir şeyin son noktası, tahammül edilebileceği seviye, normalin bittiği yer. Bazı sınırlar insandan insana değişiyor, bazıları ise herkes için aynı olmak zorunda. Bazen bu sınırlar esnetilebiliyor bazen birazcık bile oynamıyor. 

Kendini frenlemenin, durdurmanın, kısıtlamanın, köreltmenin bir yolu sınır koymak. Aynı zamanda izin verilen ölçüde kötü olmanın bir bahanesi, iyiliğin üst noktası. Yani hem iyinin hem kötünün, hem güzelin hem çirkinin, kısacası her tanımın olmazsa olmaz bir parçası.

İnsan için iki türlü sınırdan bahsediliyor, birincisi kendi sınırlarımız, ikincisi ise karşımızdakilerin sınırları. Sınırlar olmazsa tüm dengeler bozuluyor, egolar birbirine giriyor, kimse varlığını istediği gibi ifade edemiyor.

Sınır saygı içerir, önce kendine, sonra karşıdakine, böylelikle insan hakları ortaya çıkar. İnsanlar gerçek özgürlüğü sınırlarıyla belirler. Aksi halde herkes birbirinin sınırları içinde anlamsız bir hayat yaşanır, hatta belki de yaşanamaz hale gelir.  
Sınırlarımızı belirleyerek bize nasıl davranması gerektiğini karşımızdakine biz öğretiriz. Bunu da ancak sınırlarımızın farkında olarak yapabiliriz. Biz istemediğimiz sürece karşımızdaki bizim sınırlarımıza asla giremez. Eğer giriyorsa çeşitli sebeplerle biz izin veriyoruz demektir, kontrolümüz onların eline geçer, onların hayatını yaşamaya başlarız. Karşımızdaki kişinin fedakarlığa varan talepleri giderek artmaya başlar, hatta istekler bazen şiddete dönüşür.

Bu noktada acılarla başbaşa kalır, bir çıkış yolu ararız. Bizi buraya düşürenin kendimiz olduğunu unutur, suçlu ararız. Biz izin vermesek kim bizim hayatımıza müdahale edebilir, kim bizim adımıza kararlar verebilir, kim bizi biz olmaktan alıkoyabilir?
İkili ilişkilerde bunu birliktelik adına, sevmek, sevilmek adına yapıyoruz. Toplum hayatında ise kabul görmek, uyum sağlamak veya rahatlık, zenginlik için... Kendi sınırlarından ödün veren bireylerin çoğunlukta olduğu toplumlar koyun gibi güdülmeye mahkumdur. Kendi sınırlarını bilmeyen, bu sınırları korumayan, kendisi dışındakilere sınırlarını kabul ettirmeyen insanlar gibi ülkeler de kukla gibi yönetilir. Ne zaman neye dur diyeceğini bilmeyenler acı içinde yaşamak zorunda kalırlar.
 
Bir ülkede herşey bireyden başlar, bireyler toplumun aynasıdır, sınırlarını korumayan bireylerin oluşturduğu toplumlar geri gitmeye, dikte edilmeye mahkumdur. Unutmayalım ki sınırlar, içinde sonsuz özgürlüğü barındırır.

Sevgiyle kalın...
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Patronlar Dünyası