MENÜ
İstanbul 17°
Patronlar Dünyası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Dünya Sergisi'nde Türkiye: EXPO 2015 Milano'da neler oluyor?
Cihan Alpay
YAZARLAR
10 Eylül 2015 Perşembe

Dünya Sergisi'nde Türkiye: EXPO 2015 Milano'da neler oluyor?

Bu yazımda sosyal medya ile insanların, sosyalleşmek adına nasıl anti - sosyal olduklarından bahsetmek istiyordum. Ancak geçen hafta Expo Milano’da yaptıklarım aklıma gelince bundan vazgeçtim. Hem başkalarının ne kadar bağımlı ve gerçek sosyallikten uzak olduğundan şikayet ediyorum, hem de aynı şeyleri kendim yapıyorum. Geçen haftasonu uzun zamandır aklımda olan Expo Milano’yu gezmeye gittim. Gezmeye başladıktan ancak iki saat sonra, herşeyi sadece fotoğraf makinamın ve cep telefonumun ekranından görebildiğimi fark ettim. Orada olduğum halde herşeyi küçücük bir ekrandan görüyordum. ‘Ya! Bir kafanı kaldır da etrafına bak!’ 

Öncelikle dünyanın birçok ülkesinden gelmiş her yaştan, her milletten insan var etrafında; binlerce kişinin arasında dolaşıyorsun. Bir sürü yaratıcı zeka ve estetik sahibi insanın yarattığı ilginç yapılar, objeler var. Hava biraz sıcak ama güzel ve güneşli bir günde değişik bir enerjinin içindesin. Kalabalığı oldum olası sevmem, ancak buradaki kalabalık insana sanki oraya aitmişsin hissi veriyor, neredeyse bir huşu içerisinde etrafı dolaşıyorsun. Allahtan kendi yaptığımı fark ettim de fotoğraftan, selfie’lerden kendimi kopartıp Expo’ yu gezmeye başlayabildim.

Expo, "exposition" kelimesinin kısaltılmışı ve Türkçe karşılığı da "sergi". Ayrıca “Dünya Sergisi” olarak da bilinen ve 19. yüzyılın ortalarından beri düzenlenen bu organizasyon günümüzde, FIFA Dünya Kupası ve Olimpiyat Oyunlarından sonra dünyada ekonomik ve kültürel etki yaratan üçüncü en büyük organizasyonmuş. İlki 1851 yılında Londra’da Hyde Park'ta, Kristal Palas'ta düzenlenen Expo, 1889 yılında Paris’te Eyfel kulesinin de yapılma sebebi olmuş. Yani fiilen çok önemli bir organizasyonda bulunuyorum.

Bu yıl organizasyon İtalya’nın Milano kentinde yapılıyor. Teması "Gezegeni Beslemek ve Yaşam İçin Enerji" olan EXPO 2015 Milano fuarı, kent merkezine 15 kilometre uzaklıkta kurulmuş ve 31 Ekim 2015 tarihine kadar devam ediyor. Aralarında Türkiye'nin de olduğu 147 ülkenin bayrağı, fuar alanına, fuarın inşaasında görev alan işçiler tarafından getirilmiş.


147 ülkenin katıldığı İtalya'daki 'Gezegeni Beslemek, Yaşam için Enerji' temalı EXPO Milano'da Türkiye Pavyonu

Expo alanına girince ilk heves ile bir çok ilginç ülke pavyonunu dolaşmaya çalıştım. (Buradaki pavyon “sergi alanı” anlamında, bizim kafalardaki "pavyon" gibi değil...) Çok yaratıcı, değişik, şaşırtıcı ve güzel pavyonlar vardı. Ancak, bana göre en amaca uygun, en estetik ve içerisinde en çok vakit geçirilen yer Türkiye pavyonuydu ve bunu objektif bir bakış açısıyla söylüyorum. Zaten bir kez dolaştıktan sonra buradan fazla uzaklaşamadım, hep ayaklarım dönüp dolaşıp beni Türkiye pavyonuna götürdü.

Bir defa 4.170 metrekare ile Expo’nun en büyük 5. alanına sahip ve bu alanın büyük bölümü açık. Diğer pavyonlar gibi sıraya girip kapalı kutuların içerisine girmiyorsunuz. Kutunun içi ne kadar ilgi çekici olursa olsun, belli bir kişi adedinde ve belli sürelerde girip çıkmanız lazım. Halbuki bizdeki açık, yarı açık ve kapalı alanlarda istediğiniz gibi dolaşıp vakit geçirebiliyorsunuz. Tarihten sanata, yiyecek içecekten mimariye kadar Türkiye ilgili geniş bir yelpazede zengin tarihimizi ve kadim kültürümüzü net olarak hissedebiliyorsunuz. Zaten temamız “Geleceğin Gıdası İçin Tarihin İrdelenmesi” olduğundan, Türkiye pavyonu içerisinde attığınız her adım tarihle geleceği harmanlayarak kültür ve değerlerimizi ortaya koyuyor. Türkiye Pavyonu T.C. Ekonomi Bakanlığı sahipliğinde dDf (Dream Design Factory) firması tarafından ortaya çıkartılmış.

Bir yerde çeşm-i bülbül ve cam objeleri yakından incelerken, birkaç adım ileride baharat ve şifalı otlarımızı tanıyabiliyor, “tohum tutan ellerden” Anadolu topraklarının zenginliğini koklayabiliyorsunuz. Oradan dünyanın en eski tapınma merkezi “Göbekli Tepe” nin hikayesini fotoğraf, belgesel ve replikalar ile inceleyebileceğiniz bir bölüme geçip kendinizi antik kalıntılar içinde bulabilirsiniz. Acıkınca zengin Anadolu mutfağının en özel tadlarıyla karnınızı doyurup, kahve keyfinin ritüelini de öğrenerek, Türk kahvenizi yudumlayabiliyorsunuz.

İsterseniz İstanbul’un 12.000 yıllık tarihini ve gıda ticaretini gözler önüne seren "Marmaray, Yenikapı Arkeolojik Kazı" fotoğrafları ve batık gemilerin video çalışmalarından oluşan sergiyi, isterseniz Osmanlı dönemindeki mutfak, yemek, ağırlama gibi kültürel değerlerin hikâyesi, “Saray’ın Sırları” sergisini veya isterseniz Türkiye  genelindeki 185 müzenin, Yontmataş Devri’nden Osmanlılara kadar olan süreçte, kuşaktan kuşağa aktarılan eserlerine ait bilgiler ve fotoğrafların yer aldığı “Dünyanın En Büyük Müzesi Türkiye” sergisini gezebilirsiniz. Sonuçta tüm Expo kaç günde gezilir bilmiyorum ancak Türkiye pavyonunu için bir tam güne ihtiyaç var.

Diğer taraftan aslında bunların büyük bir kısmı hepimizin zaten bildiği, gördüğü, dokunduğu, tattığı şeyler. Ancak öyle estetik, öyle ahenkli bir şekilde bir araya getirilmiş ki, Türkiye pavyonunu dolaştıktan sonra hiç canım diğer ülke pavyonlarına gitmek istemedi. Expo’yu her dolaşma denememde geri dönüp kendi pavyonumuz içerisinde vakit geçirmek istedim. Orada kendimi evimde gibi hissetmenin yanında bunun asıl sebebini sonradan fark ettim.Türkiye pavyonundayken etrafımda diğer ülkelerden gelen ziyaretçilerin hayranlık dolu şaşkınlıklarını görmek, içeride bulunan her sergiyi, her gösteriyi inceleyebilmek, her lezzeti tadabilmek için tatlı itişmeler içine girmelerini seyretmek bana garip bir mutluluk verdi. Toplamda 20 milyon kişinin gezmesi beklenen Expo’da Türkiye ile ilgili bu kadar pozitif bir enerji hissetmek müthiş bir duygu.

Çevremizde birçok olumsuzluğun yaşandığı şu sıralarda Türkiye’yi yabancıların hayranlık ve gıpta dolu bakışları altında yeniden görmek insana hüzün ve umudu aynı anda yaşatıyor. Nelere sahibiz, biz nelerle uğraşıyoruz... Barışçıl ortamlarda yabancılar sahip olduklarınızın değerini size hatırlatır, ortam barışçıl değilse bunları değersiz gösterip elinizden almaya kalkarlar.

Sevgiyle kalın...
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Patronlar Dünyası