MENÜ
İstanbul 24°
Patronlar Dünyası
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Bali rüyası, iş ve tatil: Nereler gezilmeli?
Ece Vahapoğlu
YAZARLAR
30 Eylül 2015 Çarşamba

Bali rüyası, iş ve tatil: Nereler gezilmeli?

İnsanın niyeti iyi ve Allah’la bir olunca, güzel şeylerin bir araya gelmesi hoş hissettiriyor. 12 senedir uluslararası pek çok etkinliği sunmuş biri olarak, üç senedir ayrı keyif aldığım bir organizasyonu bu kez rüya gibi bir yerde sunmaya gittim; Tanrıların adası, Cennet adası, Tapınaklar adası gibi pek çok sıfatı olan Bali’de!

Turizm sektöründe dünyanın en lüks markalarının ödül aldığı ‘Lüksün Oscarları’ olarak bilinen “Seven Star Luxury Hospitality and LifeStyle Awards’ın yapıldığı ilk yıldan beri resmi sunucusuyum. İlk sene Marbella, geçen sene Malezya ve bu sene Endonezya’da İngilizce sundum.

Uluslararası bir galayı sunarken Türk moda tasarımcısı Özlem Süer imzalı tuvalet giymek, ayrıca ödül alanlar arasında Maldivler’deki Ayada Resort’un ve Endonezya’nın en başarılı lüks mobilya markası D sign’ın Türk olması ülkemiz adına beni çok sevindirdi.



Bali rüyası

Bali denilince akla genelde ‘balayı’, ‘masaj’ ve ‘sörf’ geliyor; rüya gibi kumsallar ve oteller hayali kuruluyor. Yoga da oldukça yaygın. Bu kısmı doğru; ancak Bali sadece deniz tatili değil, doğasıyla bir kültür tatil mekanı da.

İstanbul’dan Jakarta’ya Türk Hava Yolları ile mis gibi direkt 12 saat uçuşla vardıktan sonra iki saatlik bir iç hat uçuşuyla Denpasar Havalimanı’na iniyoruz. Endonezya’daki irili ufaklı 17.500 civarı adadan en popüleri olan Bali’nin sahil merkezi Seminyak, Kuta, Jimbaran etrafında dönüyor. 

Bizim tören de turistik Seminyak bölgesindeki harika bir otelde, The Trans Resort Bali’de gerçekleşti. Zengin kültür ile harmanlanmış rafine çağdaş dekorun içinde beni en çok etkileyen, açık ve geniş lobiden tüm odaları gören havuz kısmı oldu. 185 odalı otelde ayrıca 24 saat açık restoran bulunması da seyahat edenler için çok ideal. Sahile 3 km mesafede olup shuttle ile kendi özel beach clubuna götüren bu otelde gecelik konaklama fiyatı sahildeki muadillerine göre yarı yarıya daha uygun. (Mesela kumsaldaki W hotel 400 dolar civarı iken burası 200 dolar)

Balililer çok güleryüzlü, hep mutlular. Turizme çok önem veriyorlar ve servis anlayışları muntazam. Burası çok spiritüel bir yer; yoga önemli; bir sürü tapınak var; ve her sabah evlerinin, işyerlerinin önüne pirinç karıştırılmış süslemeler koyup Tanrı’ya sunum yapıyorlar. 



Plajda gün batımı

Bali’yi sakın rahatça denize gireceğiniz bir yer gibi düşünmeyin; okyanus büyük dalgalarıyla adeta dekor gibi duruyor. Sörfçüler için bir cennet tabii. Dev dalgalar arasında dalga sörfü yapmak için dünyanın dört bir yanından buraya geliyorlar. Turistik amaçlı olarak özellikle yakın mesafe sayılabilecek karşı kıyıdan, Avustralyalılar çok rağbet gösteriyor. Kumsallardaki enfes oteller değişik havuz konseptleriyle gün batımı için müthiş ortamlar sunuyor. Beach clubların dekoru, konforu muazzam. Favori iyi beach clublar arasında, Kuteda, Potato Head, Breeze, Mozaic, La Plancha veya La Laguna’yı sayabilirim.

Trafik yerine üşenmeden sahilden yürüyerek diğer kumsallara geçin diyeceğim ama gün içinde hava sıcak olduğu için biraz trafik çekiyorsunuz. Taksiler ucuz. 
Güzel restoran önerileri olarak da; Metis, Sardine, Kudeta, Mejakawi, Breeze, Gado gado, La luciola ile yerel mutfak için Merah putih, Bambu ve Republik 45’i sayabilirim.
Jimbaran bölgesinde sahile yanyana dizilmiş, okyanus manzaralı balık restoranlarının yanında kendini daha kaliteli duruşuyla ayırmış Four Seasons Bali Resort’ta hem öğlen hem akşam lezzetli yemekler yedim. İstiridye favorimdi. Buradaki Sundara beach clubun sonsuzluk havuzunda serinlerken büyülü bir atmosferde hissediyorsunuz. 

Ubud’da doğa

Bali’ye gelip de yağmur ormanları ve pirinç tarlalarının ve hatta içinde maymunların yaşadığı Maymun Ormanı’nın bulunduğu meşhur Ubud bölgesini görmeden olmaz. Hatta ben burada kalacağımız oteli görünce fikrimi değiştirip üç gün kaldım. Cennetten bir köşe denilebilecek, yemyeşil doğanın içinde, karşısında bir tapınak olan, içinde finüküler sistemli, kayaya oturtulmuş Hanging Gardens Ubud muhteşemdi. Yemekler, spası, personeli, havuzu hepsi harikaydı.

Sağım, solum her yer balayına gelmiş çiftlerle doluyken ben de sevgilimle sabahları pirinç tarlalarında koşuya çıktım, masajlar yaptırdım. Bali’ye özgü, gelinlere yapılan bir nevi vücut peelingi olan ‘lulur’ bakımı sonrası süt banyosunda uçsuz bucaksız ağaçları seyretmek gerçekten müthişti. 

Ubud’da da keyifli lüks bir Four Seasons oteli daha var; Sayan’da doğa içindeki bu resortta da antigravity yoga yaptım.
*
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Patronlar Dünyası