MENÜ
İstanbul
Patronlar Dünyası
Önceki Sayfa
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İşte Deniz Çakır olayının perde arkası
Aktüel
11 Ocak 2019 Cuma 14:31

İşte Deniz Çakır olayının perde arkası

Başörtülü kadınlara hakaret ettiği öne sürülen oyuncu Deniz Çakır, hakkında başlatılan soruşturma kapsamında bugün İstanbul Adliyesi'nde ifade verdi. Şa

Başörtülü kızlara bir AVM'de hakaret ettiği iddiasıyla hakkında "Hakaret, özel hayatın gizliliğine müdahale, halkı kin ve düşmanlığa sevk" suçlarından soruşturma başlatılan oyuncu Deniz Çakır bugün sabah saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi'ne gelerek ifade verdi. Çakır, ifadesinde "Ben Atatürkçüyüm, burası Atatürk Türkiye’si Arabistan değil. Siz Arabistan’a İran’a gideceksiniz' şeklinde herhangi bir cümle kullanmadım" dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Murat Çağlak tarafından ifadesi alınan Deniz Çakır, soruşturmaya konu olay günü saat 19.00 sıralarında bir doğum günü kutlaması için arkadaşlarıyla beraber Zorlu Center’daki bir kafeye gittiklerini söyledi.

İfadesinde bir süre sonra iki bayanın gelerek yan masalarına oturduğunu aktaran Çakır, “Bu bayanların bakışı ve hareketleri beni yargılar ve taciz eder şekildeydi. Ben yaptığım iş gereği insanların bana bakmasına alışkın olmama rağmen bu iki bayanın davranışları sıra dışı olduğu için rahatsız olmuştum. Sonra bu iki bayanın arkadaşları da gelince bizden rahatsız olduklarını hissettirip arka masaya geçmeleri ve bana aynı şekilde bakmaları üzerine ben de ‘Ne oluyor?’ der gibi onlara baktım. Bu şekilde böyle bir gerginlik oldu. Ancak sonrasında olayı önemsemeyip, masamıza döndük” dedi. 

Fotoğraf tartışması

Doğum günü kutlaması esnasında fotoğraf çektiklerini aktaran Çakır, “Sohbet ettik. Fotoğraf çekilme esnasında arkadaki bayan grubu kendilerinin fotoğrafını çektiğimizi düşünerek, ‘Bizi çekiyorsunuz’ dedi. Biz de kendilerini çekmediğimizi söyledik. Hatta arkadaşım Hande Canar telefonu götürerek kendilerine gösterdi.

Fotoğraflarının olmadığını görünce ikna oldular. Bir süre her iki masadaki kişiler kendi eğlencelerine devam etti. Bu arada kafenin garsonlarından birine kendi fotoğraflarının alındığını söylemişler. Garson gelip bize söylediğinde almadığımız konusunda bilgi verdik” diye konuştu.

‘Sakin oturup ayrıldılar’

Çakır, ifadesinde bayanların 'Fotoğrafımızı çektiniz' ısrarlarının devam ettiğini belirterek, “Bayanların ısrarla fotoğraflarını aldığımızı söylemleri nedeniyle telefonu hızlıca masaya koyduğumda camı kırıldı. Telefon evde. Size bugün ulaştıracağım. Sonrasında konu kapandı. Yarım saat sakin oturduktan sonra ayrıldılar. Ayrılırken herhangi bir tartışma ya da olay çıkmadı. Ben kesinlikle anlattıklarım dışında kafeye girerken bu bayanlara bakarak alay eder tarzda euzu besmele çekip, jest ve mimik hareketi yapmadım. Zaten bu bayanlar benden sonra kafeye geldiler.  

Yine bu bayanlara bağırarak 'Ben Atatürkçüyüm, burası Atatürk Türkiye’si Arabistan değil. Siz Arabistan’a İran’a gideceksiniz' şeklinde herhangi bir cümle kullanmadım.

Tüm hayatım boyunca ayrımcılık yapılmasına karşı durmuş bayanlar ile ilgili sosyal destek projelerinde yer almış bir insanım. Böyle bir konudan dolayı ifade vermek zorunda bırakıldığım için üzgünüm” dedi.

Çakır ifadesini şu sözlerle sonlandırdı: “Yukarıda anlattığım şekilde gerçekleşen olayın 30 Aralık 2018 tarihinde olmasına rağmen 4 Ocak 2019 tarihinde dilekçe verilmesi, kafeden ayrılırken herhangi bir tartışma ortamının olmaması ve olayın orada bitmiş olması hususlarını düşündüğümde müştekilerin iyi niyetli olmadıkları kanaatindeyim. Ben müştekilere yukarıdaki gibi cümleler kesinlikle kurmadım. Arabistan kelimesinin geçtiği tek cümle kendi masamdaki arkadaşlarımın duyabileceği şekilde, içkili bir mekanda içtiğim içkiye, çektiğim fotoğrafa karışılıyor. Yargılanarak bakılıyor. Burası Arabistan mı? Atatürk Türkiye’si' şeklinde söyledim. Ancak bu söylemi mi kesinlikle karşı tarafın duyacağı ses tonuyla ya da onlara hitaben söylemedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”

ADLİYE ÖNÜNDE GAZETECİLERE AÇIKLAMA YAPTI

Oyuncu Deniz Çakır, ifade vermek üzere bugün avukatı Bahri Bayram Belen ile birlikte saat 10.30 sıralarında Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne geldi. Çakır'ın ifade vermek üzere geldiği savcılık katında koridoru kapatan güvenlik görevlileri yoğun güvenlik önlemleri aldı. Bir süre ifade vermek için kalem odasında bekletilen Çakır, daha sonra saat 11.00 sıralarında basın suçlarından sorumlu Başsavcı vekili Murat Çağlak'a ifade verdi. Çakır, yaklaşık bir saat süren ifadesinin ardından avukatıyla birlikte adliye önündeki meydana çıktı. 

"SUÇLAMALAR BENİM BU GÜNE KADAR Kİ DURUŞUMA TERS"

Burada toplanan basın mensuplarına açıklama yapan Deniz Çakır, "Yapılan suçlamaları kesinlikle reddettim. Ben bugüne kadar hiç kimseyi kadın, erkek, başörtülü, başörtüsüz, hayat tarzı, cinsiyeti, dini, inancı, rengi, için ayırmadım. Tam tersine birleştirmek için sosyal projelerde bulundum. Benim her zaman bu güne kadar duruşum ve yaptığım şeyler bellidir. Ayrıştırmak için değil, birleştirmek için bir sürü mücadele verdim. Bahsi geçen hiçbir şeyi de yapmadım. Zaten ifademi de verdim. Suçlamalar benim bugüne kadar ki duruşuma ters ve hiç yakışık almıyor. Bir sanatçı bir kadını 'başörtülü, başörtüsüz' diye ayırmaz. Benim hayatımda türbanlı, başörtülü, farklı dinden, renkten, ailemden, arkadaşlarımdan, hayranlarımdan bir sürü insan var. Bugüne kadar hepsini sarıp, sarmaladım. Hepsi beni çok severler. Şu anda da yanımdalar" diye konuştu. Çakır, gazetecilerin sorusu üzerine "Görüntüler var hepsini savcılığa sunduk. Fakat şu an bir yargı süreci var daha fazla konuşmam doğru değil. Tüm görüntüler incelendi. Zaten ortada her şey" dedi. 

"SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAK DENİZ HANIM'IN DÜŞÜNCELERİNE TERS"
 

Çakır'ın avukatı Bahri Bayram Belen ise müvekkili hakkında "Hakaret, özel hayatın gizliliğine müdahale ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik" gibi ciddi suçlamalar olduğunu belirtti. Avukat Belen, olumsuz bir karar çıkabileceğini sanmadığını söyleyerek, adli bir süreç olduğu için olayın ayrıntısını anlatamayacağını söyledi. Bir gazetecinin, "Suudi Arabistan'a gidin" dedi mi?" sorusuna avukat Belen, "Böyle bir şey demediğini söyledi" cevabını verdi. "Suç duyurusunda bulundunuz mu?" sorusuna ise, "Suç duyurusunda bulunmak çok kolay bir şey. Ama bu nedenle suç duyurusunda bulunmak aslında Deniz hanımın düşüncelerine ters, toplumda gerginliği artırıcı bir şey değil. Buna ihtiyaç duymadık" diye cevap verdi.

PATRONLAR TV - Ali Koç'tan, Binali Yıldırım'a Lise hatırlatması
Player yükleniyor...
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Aykut Akalin
 11 Ocak 2019 Cuma 16:50
Vay guzelbulkeme vay.Bir tarafta Dalaman Belediyesi Atatutk un resimlerini cope atiyor ama hicbir savci olaya el koymuyor.ote tarafta ulkemizin onde gelen bir sanatcisi neyin nesi kimin fesi olmayan ve dinimuzde olmadigi halde israrla islama mal edilmeye calisilan ve hristiyan rahibelerin basligi olan bir bas ortusune burunmus kisilerce hic yoktan suclaninca maalesef davcilarimiz alel acele sorusturma aciyor.bu ne acelefir ama ote tarafta hapishanelerde daha hala hakkinda iddianame haxirlanmamis bir suru insan yatiyor.Guzel ulkem nereye goturuluyorsun.
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Patronlar Dünyası