MENÜ
İstanbul 22°
Patronlar Dünyası
Önceki Sayfa
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
FETÖ Erdoğan Demirören dosyasını neden açtı
Patronlar
11 Haziran 2018 Pazartesi 08:20

FETÖ Erdoğan Demirören dosyasını neden açtı

Vefat eden Demirören Holding ve Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, son yolculuğuna uğurlandı...

Vefat eden Demirören Holding ve Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, son yolculuğuna uğurlandı.

Demirören’in ardından akıllarda kalanlardan biri de, 2013 yılında Taraf’ın manşetine taşınan MİT Raporu oldu. FETÖ tutuklusu Mehmet Baransu imzalı haberde, o dönem medyada sadece Milliyet’in ve Vatan’ın sahibi olan Erdoğan Demirören cinayetle suçlanıyordu.

Baransu’nun iddia ettiği, Genelkurmay Başkanlığı’na ait 1982 tarihli belgeye göre, Erdoğan Demirören'in, Arşimidis Şirketi'nin haksız yere mallarının ele geçirilmesinde ve bir tuğla fabrikatörünün ölümünde parmağı olduğu ileri sürülüyordu. İddiaya göre her iki şirket sahibinin şüpheli ölümlerinin ardından, Erdoğan Demirören, bu şirketlerin tüm mal varlıklarına el koymuştu.   Erdoğan Demirören son yolculuğuna uğurlandı

Erdoğan Demirören Mehmet Baransu’nun bu iddialarına “Bunlar palavra. Palavracılara söyleyecek, verecek cevabım yok” diye yanıt vermişti.

Baransu’nun ikinci haberinde, 28 Ocak 1982 tarihinde MİT’in Genelkurmay’a Arşimidis cinayetiyle ilgili gönderdiği raporun bir süre sonra kaybolduğu ileri sürüldü. Taraf, müsteşar Burhanettin Bigalı imzalı bu raporu daha sonra yayımlamıştı. 

Taraf’ın iddialarına göre olay, o dönem Genelkurmay Başkanlığı’na iki kez ihbar mektubuyla bildirilmişti. Gelen bilgilerin ardından konu önce MİT’e, ardından 1. Ordu Komutanlığı’na değişik aralıklarla dört kez sorulmuştu. Her iki kurumdan gelen cevap yazılarında iddiaların yalan olmadığı belirtilmişti. Demirören'in tabatu üzerine Kabe kapısı örtüsü serildi

O HABERLERİN ZAMANLAMASI

Aslına bakılırsa… 

Taraf’ın manşetinden verdiği o haberler bayattı! 

Çünkü Erdoğan Demirören’le ilgili cinayet suçlaması, bundan tam 30 yıl önce 2000’e Doğru dergisinde haberleştirilmişti. 6 Kasım 1988 tarihli 2000’e Doğru dergisinde; Baransu’nun haberinin merkezinde yer alan Arşimidis Şirketi'nin sahibinin adının Yorgi Papadopulos olduğu, ölümünün 1960’ların sonunda gerçekleştiği ve hatta ölüm şekliyle ilgili çarpıcı iddialar yer alıyordu. 

O halde… 

Demirören’in vefatından sonra, tarihe doğru not düşmek için sormak lazım:

2013 yılında FETÖ Erdoğan Demirören’i neden hedef aldı?

Neden aslında bayat olan bir haberi Taraf’ın manşetine taşıdı? 

Taraf’ın o manşetleri, Namık Durukan’ın Milliyet Gazetesi’nde manşete taşınan “İmralı Zabıtları” başlıklı haberinin kısa sure sonrasına geliyor. 

“Ne ilgisi var” demeyin ve hatırlayın: 

Fethullahçıların 17-25 Aralık sürecinde sızdırdığı ses kayıtlarından biri de Erdoğan Demirören ile Başbakan Erdoğan arasındaki konuşmaydı. 

Demirören’in o telefon konuşmasında Erdoğan’a, “Üzdüm mü seni patron” dediği iddia edilmişti. 

İşte Fethullahçılar bu konuşmayı kaydettikten çok kısa süre sonra Erdoğan Demirören’i “sıkıştırma” manşetlerine sarıldı. Taraf ve Mehmet Baransu yine her zamanki gibi araç oldu.

O RAPORDAKİ İDDİALAR 

MİT’te kaybolduğu iddia edilen 11 sayfalık raporun özeti ise şöyleydi:

Dönemin Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarı Korgeneral Burhanettin Bigalı, 28 Ocak 1982 tarihinde, Genelkurmay Başkanlığı’na Arşimidis Şirketi’yle ilgili istemiş oldukları inceleme sonucunu üst yazıyla gönderiyor. Şirket çalışanları, ortaklı yapısı dahil tüm bilgiler ayrıntılı bir şekilde raporda yer alıyor. Erdoğan Demirören’le ilgili de istihbarat notu rapora konmuş.

Raporda şirket ve ilgili kişilerin faaliyetleri, kişisel menfaatlere dayalı döviz kaçakçılığının yanı sıra Arşimidis şirketinin geçirdiği mali yapı tüm ayrıntılarıyla yer almış. Şirketin kurulduğu 6 Mart 1939 tarihinden, Erdoğan Demirören’e geçtiği yıla kadar tüm mali tablo, hisse durumları ilk üç sayfada anlatılmış. 

YORGİ’NİN NEREDE NE ZAMAN ÖLDÜĞÜ BELLİ DEĞİL

Ardından raporda kişilerle ilgili bilgilere yer verilmiş. Raporda konu edilen ilk kişi İsviçre’de ölen şirket sahibi Yorgi Papadopulos. MİT’in raporuna göre ölüm tarihi 12 Aralık 1967, İsviçre. O dönem gazetelere yansıyan bilgilere göre de Papadopulos Cenevre’de ölmüş, Ancak Taraf ’ın elindeki dosyada Yunanistan Başkonsolosluğu’nun Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği bir yazı daha var. Burada ise ölüm tarihi 4 Aralık 1967 / Atina olarak görünüyor. Bu da bu belgelerden birinin ya da her ikisinin sahte olarak düzenlendiği, ölümün kapatılmaya çalışıldığı iddiasını ortaya koyuyor. Ayrıca MİT’in Arşimidis Olayı başlıklı istihbarat notunda dikkat çeken bir ayrıntı da Papadopulos’un mezarının olmadığının vurgulanması. Tüm bu ayrıntılardan kendisini öldüren kişi ya da kişilerin sahte ölüm belgeleri düzenlediği gibi bir şüphe doğuyor.

RAPORDA TÜM MÂLİ İŞLEMLER VAR

Bu ayrıntıların ardından tekrar MİT raporuna dönersek, raporda Arşimidis şirketi ve sahibinin ölümüne kadar yaşanan tüm mâli işlemler, Erdoğan Demirören ve ortağı Necdet Çobanlı’nın şirkete el koymak için yaptıkları işler, sahte evrak düzenleyerek İşviçre’de şirkete el koymaları gibi ayrıntılı iddialar yer alıyor.

Yorgi Papadopulos’un ardından Feridun Necdet Çobanlı’yla ilgili bilgilere yer vermiş MİT. Çobanlı’nın kısa hayat hikâyesinden sonra, Arşimidis şirketinin diğer ortaklarına şantaj yaparak hisselerini kendi üzerine aldığı iddiasına da yer verilmiş. Necdet Çobanlı ve Erdoğan Demirören arasında husumet başladığının da anlatıldığı raporda, Çobanlı’nın 1977 yılında Arşimidis hisselerinin tamamını Erdoğan Demirören’e sattığı da belirtiliyor.

MİT raporunda Çobanlı’nın ardından Erdoğan Demirören’le ilgili kişisel ve mali bilgilere de yer veriliyor. Ardından da Arşimidis dosyasıyla ilgili Genelkurmay Başkanlığı’na ilk ihbar mektubunu gönderen İnayet Esen’in portresi raporda yer alıyor.

MİT’İN ARŞİMİDİS İSTİHBARAT RAPORU

İşte MİT raporunda ileri sürülen o iddialar:

“ARŞİMİDİS Şirketi, Yorgo PAPADOPULOS adlı Rum asıllı bir Türk vatandaşı tarafından kurulmuştur. Özellikle OTOMOTİV Sanayinde etkili olan bu kuruluş Oto Light bujilerinin patenti gibi birçok yabancı şirket ile önemli anlaşmalar yapmış mal varlığını yükseltmiştir. Bu şirketin ortakları ve ilişki kurduğu kişilerin çoğunluğu Rum, Ermeni ve Yahudi asıllı kişilerdir. Diğer Türk asıllı gözüken ortak ve ilgililerinde aynı azınlıklar ile kan bağları ya da duygusal bağları olduğu sanılmaktadır. Konuyla ilgili anılan kişiler ve bazı olaylar hakkında derlenebilen özel bilgiler şunlardır.

1. Yorgi PAPADOPULOS: Rum asıllı ve Ermenilerle çok samimi olduğu, şirketteki hisselerini kendi isteği ile devretmediği, bu hisselerin hile ile gasp edildiği, şüpheli ölüm olayının bu gasp olayı ile ilgili olabileceği sanılmaktadır. Mezarı yoktur.

2. Afradifi PAPADOPULOS: Eşi Yorgi PAPADOPULOS’ tan önce öldüğü iddia edilmekle birlikte nerede ve ne zaman öldüğü belli değildir. Büyük bir olasılıkla yaşamaktadır (Ölüm olayının zamanı şirketteki hisselerin miras yolu ile devri nedeniyle önemlidir)

3. Av. Necdet Çobanlı: Bu olaylarda en önemli kişidir. (MİT istihbarat notunun bu bölümünde Çobanlı’nın özel hayatına geniş yer verilmiş. Konuyla ilgili olmadığı için bu bölümü yayımlamıyoruz.)

ÖZET:

ARŞİMİDİS Şirketinin gaspı, Yurtdışında ve içinde kaçakçılık, Yurtdışında ve içinde oluşturduğu maddi güçle ermeni militanlarına yardım etme olayları ile ilgilidir. Eşi ile birlikte kaçakçılık suçundan Yurda dön çağrısı yapılmış, Yurda dönmüş fakat yargıyı rüşvetle kandırarak tekrar çıkmıştır.

MGK BU YAZIHANEDE KURULDU

4. Av. Erdoğan DEMİRÖREN: Avukat Necdet ÇOBANLI’nın yardımcısı ve suç ortağıdır. Özellikle ÇAMGAZ şirketi sahibi Metin ÇAM’ın ve Tuğla Fabrikatörü olan kayınbiraderinin ölüm olayları ile ilgilidir. Ölüm olayları sonrası bu şirketleri ele geçirmiştir. ARŞİMİDİŞ Şirketinin gaspı olayında görev almıştır. Bu sonuçtan mağdur olan varislerin ‘Sizi Milli Güvenlik Konseyine şikayet ederiz’ demeleri üzerine ‘Hiç önemli değil zaten Milli Güvenlik Konseyi bu yazıhanede kuruldu’ demiştir. Ayrıca bu sözcükleri çok sık olarak değişik kişilere de söylemektedir.

5. Avukat Şükran ERGİN: Olaylardan haberdar ve suç ortağıdır.

6. Lembo FİLİBİDİŞ: ARŞİMİDİŞ Şirketleri ortaklarından ve suçlara iştirak eden kişilerdendir.

7. Hüseyin Yersuvat : Erdoğan Demirören’in de avukatlığını yapmaktadır. Olaylarla yüksek derecedeki kişilerle kurulan kontratlarla ilgilidir. Sadece Yahudi asıllı kişilerin girebildiği ATLAS Mason Loca’sında 30’uncu dereceden gibi yüksek bir dereceden masondur. Yarsuvat Hukuk Bürosunun sahibidir ve Prof. Duygu Yersuvat’ın ağabeyidir.

Sonuç: Bu bilgilerin sağlığının kontrolünün, Londra Divan Oteli ve Süper Marketin Ermeni olaylarıyla ilgisinin, Bu kişilerin üst yönetimlerle ilgisinin incelenmesinde büyük yarar olduğu düşünülmektedir.

NOT: Bu olayların hukuki detayları hakkında Danışma Meclis Üyesi Sayın Prof. Şener Akyol’unda çalışması olduğu sanılmaktadır.”

BEYOĞLU’NDAKİ DOSYA DA ORTADAN KAYBOLDU İDDİASI

Genelkurmay Başkanlığı, Taraf ’a gönderdiği “Arşimidis dosyası ve cinayetlerle ilgili” adlı resmî yazıda “Kayıtlarımızda, konu ile ilgili Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı’nca soruşturma yürütüldüğü bilgisi bulunmaktadır” demişti.

Taraf’ın Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı’ndan elde ettiğini iddia ettiği bilgilere göre, dosyanın hazırlık soruşturma numarası 1984/1101. Bu dosya, Beyoğlu’ndan Sultanahmet Adliyesi’ne gönderilmişti. Tıpkı MİT’te olduğu gibi bu dosyanın da 1991 ya da 1992 yılında ortadan kaybolduğu ileri sürüldü.

DEMİRÖREN: PALAVRA, PALAVRA

Demirören Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demirören, haber hakkında The Wall Street Journal Türkiye’ye konuşmuş ve “Bunlar palavra. Palavracılara söyleyecek, verecek cevabım yok” demişti. Erdoğan Demirören’in avukatı olan ve bugün şike kumpası davasında firari sanık olan Cemalettin Mutlu, müvekkili hakkındaki iddiaları yalanlamıştı. Mutlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Demirören, hayatının hiçbir döneminde böyle bir soruşturmaya muhatap olmamıştır” ifadelerini kullanmıştı. 

Avukat Mutlu’nun açıklamasında şu ifadeler yer almıştı:

“Türk iş dünyasında yarım yüzyılı aşkın süredir saygın bir yere ve isme sahip Erdoğan Demirören’i haberde öne sürüldüğü gibi cinayetle suçlamak, akıl ve izandan yoksun, büyük bir vicdansızlık ve sorumsuzluktur. Demirören, hayatının hiçbir döneminde böyle bir soruşturmaya muhatap olmamıştır. Sayın Erdoğan Demirören’in verilmeyecek hiçbir hesabı yoktur.”

OdaTV

PATRONLAR TV - Ömer Koç’un Bilderberg videosunu yayımladılar
Player yükleniyor...
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Patronlar Dünyası